Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

SAMSUN 19 MAYIS 1919                                                                                      
Osmanlı Devleti, Mondros Limanında imzalanan  antlaşmayla  silahlarını bırakıyordu (30 Ekim 1918). Savaş gemileri demirleyecek, ordular dağıtılacak, Çanakkale savaşlarında durdurulan  işgal gemileri Boğazlardan geçecek, Toros Tünelleri, cephaneler ve  toplar teslim edilecekti. En  ağır koşul da galip devletlerin güvenliklerini tehlikede gördüklerinde istedikleri yerlere asker yerleştirecek olmasıydı
Adana’da bulunan Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa antlaşma şartlarının, yaratacağı  acı  sonuçları yüreğinde hissederek, antlaşmayı eleştiren,  bir telgrafı İstanbul’a gönderecekti.
Haydarpaşa istasyonunda  30 Kasım 1918’de  trenden inen Mustafa Kemal Paşa, işgalci gemileri gördüğünde yanındaki arkadaşlarına  şu sözleri söyledi:
-Geldikleri gibi gideceklerdir !
Kapitülasyonlar, Balta limanı Ticaret Antlaşması ve Duyun-ü Umumiye  İdaresiyle yarı sömürge olmuş devletin toprakları paylaşılıyordu. 
Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, Şişli’deki evde Anadolu’ya vurulmakta olan  esaret zincirlerini nasıl kıracaklarını   görüştüler. 
Ekonomisi çökmüş ve orduları dağıtılmış devleti yöneten padişah ve hükümeti,  kendi siyasal varlıklarının devamı için İngiltere’nin himayesine  girmeyi kabullenmişlerdi. Bir kesim de ABD manda yönetimini istiyordu. Bunların dışında Osmanlı Devletinin parçalanacağını  görüp kendi başlarına yöresel kurtuluş mücadelesi başlatanlar da vardı.
Bu tarihsel koşullarda  ‘’ tek bir karar vardı. O da milli egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir  Türk devleti kurmaktı’’ Mustafa Kemal Paşa  bunu  zihninde tutuyordu. 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan  9. Ordu müfettişi olarak ayrıldı. 19 Mayısta kurtuluş savaşının al bayrağı  göndere çekildi.
Amasya Genelgesiyle  ‘’ Vatanın bütünlüğünü ancak  milletin azim ve kararı kurtaracak’’ kararı duyuruldu. 
Erzurum Kongresinde Osmanlı Paşalığından istifa ederek, Kurtuluş savaşının programını ortaya konmasını sağladı. Sivas Kongresinde yöresel  müdafa-i hukuk cemiyetlerini birleştirilmesiyle Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluşunu gerçekleştirdi. Milletle buluşmanın örgütü meydana getirildi. Ulus adına çalışacak Temsil Heyet’i kuruldu ve Kongrede manda idaresi reddedilerek  tam bağımsızlık ilkesi kabul  edildi. Gerçekte bu  karar kurtuluş savaşının yöntemini ve demokratik bir cumhuriyeti müjdeliyordu. Anadolu ihtilalinin yolu  açılmıştı…